15 Nisan 2012 Pazar

KELİMELER! ÇOK DEĞİŞTİNİZ

Yıllar önce kelimeler ne kadar da farklıydı. Şekil aynıydı ama anlam farklıydı. Dilden hep aynı şekilde çıkarladı ama anlattıkları şeyler farklıydı. 100 sene önceki "seni seviyorum" ile şimdiki "seni seviyorum" arasında uçurumlar var. Hele Fuzûlî'nin "aşk" ı ile Cemal Süreya'nın "aşk"ı... Fuzûlî ile Cemal'in arasındaki o 500 yıl bakın "aşk"a neler yaptı! Hangisinin yazdığı aşkı okurken içiniz ısınıyor, cevaplayın ama saklı tutun cevabınızı.


Kelimeler gittikçe derinliklerini kaybetti. Çok ile az şey anlatmaya kadar geriledi. Oysa ki bir
Mevlana, Yunus Emre, Bâki, Fuzûlî nasıl da azca yazarlardı. Onlar azca yazardı, sen çok anlardın. Bol bol anlardın. Güzelliği iki kelimeyle anlatırlardı, sen sayfalarca anlardın. Aşkı küçük bir cümleye sığdırırlardı, sen ruhuna doldururdun. Hani o kadar bereketliydi kelime. Verimliydi. Şimdi suni gübrelerle şişirildi.
Artık mısır örgüsü yapmak gerek kelimelerden. Anlatmak için.