
Bir akşam üstü otobüsten inerken rastladım ona. Bir anda yanında buluverdim kendimi. Öyle masum öyle güzeldiki güneş ışığıyla, tutuvermiştim ellerini bilmeden, düşünmeden birbirimize yapacaklarımızı. Bütün tepkilere rağmen benleydi işte, her sabah, her akşam, her rüyada. Okurdum bakışlarındaki cümleleri, duyardı ses tonumdaki her ifadeyi. Derken hiç istemeyeceğimiz bir yerde buluverdik kendimizi. Nefesindeki kesiklik, gözlerimdeki her biri pişmanlıkla akan damlalar... Günlerce bekledim sadece bir bakışını, uzun uzun yollar arşınladım, dualarda geçirdim adını.
İlk günki masumiyetiyle karşıladı yine beni ama yorgun, bitkin... Ben de o her zaman ki heyecan, tekrar tuttum ellerini. Herşeye rağmen yol almaya başlamıştık sonu gözükmeyen hikayede, mutluyduk fikrimce.
Geçen zaman değiştirmişti gözlerini, okuyunca her biri hüsran dolu kelimeleri, birleştirince yüklemsiz cümleleri, anlamıştım zamanın aslında nasıl da boşa geçtiğini. Alışmıştı işte bir kere karanlığa, adını özgülük koymuştu kendince. Bırakıverdim ellerini ama düşünememiştim böylesini!
Şimdi buluşamamak gözlerinle hiç
Arşınlamak uzun ince yolları
Pişmanlık dolu bir kalple ağlamak
Beklemek seni görmek için sabahları...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder